8 Aralık 2016 Perşembe

LİLİTH

Selam olsun karındaşlarıma

Lilith, lilith, lilith...



(A)
Musevilik ve Hristiyanlık apokrif inançlarında Adem' in ilk eşi olarak yer almaktadır. Kendileri bir Yahudi efsanesidir. Adem ve Havva ilişkisinden daha öncelerine dayanan bir mesele ile kendi merakımı gidermek için sizlere de eğlenceli bir sunu yapmaya çalışacağım. 
Nedir bu Lilith efsanesi? Bakalım efsanede özetle neler anlatılıyor..
-Havva, Adem'in kaburga kemiğinden yaratılmadan önce, Adem'le aynı anda, eşit şartlarda bir kadın yaratılmıştı. Tanrı'nın bir lütfu olarak Adem ve Lilith ikilisi cennette yaşamaya başlarlar. Ancak hiç anlaşamazlar. Çünkü, Lilith biz seninle aynı topraktan yaratıldık diyerek eşit olduklarını savunur ve Adem'in isteklerini yerine getirmezdi. Sonunda, yaratıcının söylenmemesi gereken ismini söyleyip Aden bahçesinden ayrılır ve yeryüzündeki Kızıl Deniz yakınlarındaki bir mağaraya sığınır. Lilith'in dönmemesi üzerine Tanrı, Adem'e üzülür ve bir gün Adem uyurken kaburga kemiğinden Havva'yı yaratır. Bu yeni kadın Adem'in bir parçasından yaratıldığı için Adem'e karşı çıkmayacaktır. 

Gılgamış Destanı, Kabala, Talmud, Ölü Deniz Tomarları gibi efsanelerde Lilith'in adı geçmektedir. Yahudi mistizmine göre Tanrı'ya baş kaldırmış "Dişi Şeytan" olarak tanımlanır.

(B)
Tanrı topraktan adem ile Lilith'i yaratır. Mutlu mutlu yaşasınlar diye onları cennete yerleştirir. Ama bu iki insan çifti bir türlü huzur bulamaz. sorunları mı? Günümüz çiftlerinin sorunlarından farklı değildir. Adem ilişkide her alanda söz sahibi olmak ister. Ancak Lilith buna karşı çıkar. Özellikle cinsel ilişki sırasında Adem'in hep üstte yer almasını aşağılayıcı bularak itiraz eder. Kendisinin de Adem gibi topraktan yaratıldığını, yani eşit olduklarını savunur. Adem ise kendini, bağışlayan, bereketli gökyüzü; Lilith'i de ürün veren toprağa benzeterek bu şekilde birleşmek konusunda diretir. Adem tavırlarında ısrar edince, Lilith birlikte yaşamalarının zor olacağına karar verip Tanrı'nın söylenmemesi gereken adını anarak göğe doğru yükselir. Sahip olduğu olanakları terk eden Lilith'in yeri artık dışlanmışların arasındadır. Çevresindeki cinlerle ve cinlerin kralı Şamael(Şeytan) ile ilişkiye girer ve onlardan çocuk doğurur.
Dişi Şeytan bir de bu şekilde sahalara giriş yapmış bulunmaktadır. 👀 Ablamız baya hızlıymış.

MAKALE > Buradan pdf halinde Ender ÖZBAY' ın makalesine ulaşabilirsiniz.
(A)  Burada paylaştığım bilgiler şu siteden alıntıdır. < A İÇİN >
(B) Burada paylaştığım bilgiler şu siteden alıntıdır. < B İÇİN >


Bu A ve B olarak ayırdığım iki farklı yorumla yazılmış bilgilerdir. Sizlere konunun başlangıcının nasıl olduğu üzerine kısa kısa en başta söylediğim gibi özetledim.
Lilith'in gerçek olduğunu düşünmek kimine göre çılgınlık kimine göre olması gerektiğini düşündüğü bir doğru olduğunu düşünüyorum. Bana soracak olursanız efsane, mucize, mitoloji gibi kanıtı olmayan kulaktan dolma ve toplumların çıkardığı şeylere inanmak tarzım değildir. Samimi de gelmez. İnternetten ulaştığımız bilgilerin doğruluğu tabi ki tartışılır fakat geçmişe dair olan hiçbir şeyi bilemeyiz sadece inanabiliriz veya inanamayız.
Sizinle Lilith'in içinde geçtiği bir eser bulunduğu söylesem ne kadar inandırıcı olur? Tabi ki olmayacaktır. Benim fazlasıyla ilgimi çeken bir eseri sizlerle paylaşmak istiyorum ve eserin bulunuş hikayesini de bizlerle paylaşmışlar. 

bkz:    PDF
Burada ki bilgileri okuyarakta merakınızı biraz da olsa gidermiş olacağınızı düşünüyorum. Şu an yazdığım yazılarda bilgiyi direk kendimden değil. Dolaylı yollardan vermeyi seçtim. Nedeni ise bu sayfalara girdiğinizde sağda solda gördüğünüz merak edebileceğiniz bilgilerinde barındığını ve bunları da okuyacağınızı düşünüyorum. Belki de siktir lan deli dediniz. Olabilir neden olmasın, kapıları kapamaya gerek yok. 
Bu Lilith "Dişi Şeytan" efsanesi hakkında bir arkadaşımdan dinlediğim yaşanmış bir olayı sizinle paylaşmalıyım yoksa karpuz gibi ortadan kırılacağım.
Arkadaşımın annesi doğum yapıyor, doğumdan sonra belli bir dönem hastanede kalınır biliyorsunuz ki, bu hastane yatışı sırasında neden olduğunu anlamadıkları bir durum başlarına geliyor. Annesi sanki rahiminin çekilerek dışarı çıkarıldığını tabiri caizse koparıldığını hissediyor. Normal de doğumda, yumurtalıklarında veya rahimde veya herhangi çocuk oluşumunu engelleyecek bir hastalığı bulunmayan bu kadın doğumdan sonra yaşadığı bu acı ile bir daha çocuk sahibi olamıyor. (Doğumdan sonra 40. Güne kadar geçen süre lohusa dönemi)

Bu durum çok tuhafıma gitmiştir ki, ilgimi çeken bir durumdu. Ne kadar mitolojik sembollere, hayatlara, efsanelere inanmasam da araştırmalarım sırasında böyle bir durum yaşanması beni şoke etmişti. Lilith hakkında okuduğum bir bilgi de şu şekildeydi; Şeytanla ilişkiye girmesinden doğan çocuklarla beraber Dünya üzerinde ne kadar Ademoğlu varsa bunların çocuklarını öldüreceğine yemin etmiştir. Özellikle de bunu yaptığı dönem kadının doğumdan sonraki lohusa dönemidir. Aslında Lilith inancı bize ne kadar uzak gelse bile kadınların her kültür ve toplulukta lohusa döneminde kadının üzerine normalden fazla düşmesinin bir sebebinin de bu olduğunu düşünüyorum. 


Ve anlatacaklarımı burada bitiriyorum. 
İlk yazımı da bu şekilde yazmış oldum, doğum yaptık biz de lohusa dönemine girmiş bulunuyoruz. Bakalım neler olacak. 😈😎


İyi günler cancaaazlarım.. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder